Yelkenli Sporu Nasıl Yapılır

Yelkenli Sporu Nasıl Yapılır

Yelkenli sporu nedir, yelkenli sporu nasıl yapılır, Yelkenli sporu hakkında bilmek istediğiniz herşey Yazının devamında…

Yelkenli Sporu Nasıl Yapılır

Denizden karayı seyretmek çok güzel… Kara çok sıcak… Benim dostum rüzgar olunca her yere giderim… Bunlar yelkenle yeniden yaşamaya başladığını hisseden Ramazan Karakundakoğlu’nun sözleri. Özellikle bu tutkuyu söze dökebilmeyi istiyor ki. hayat sadece hedefler uğruna boşa geçmesin. “Hedeflerimize ulaşmak için çalışırız ama ulaştığımızda onun hiçbir şey olmadığını fark ederiz. Hedefler mutlaka olmalı ama bunun içine denizi, yelkeni de alın. O zaman hedefe varana dek yaşamınız çok daha güzel ve keyifli olacak.”

Dostu rüzgar, rengi mavi… Rotası ise sınırsız özgürlük… Toper Karakundakoglu Değirmen Makina Sanayinin ortaklarından. Ege Açıkdenız Yat Kulübünün Komadoru Ramazan Karakundakoğlu, bundan beş-altı yıl önce yelkenle ve ikinci bir hayatla tanışmış. Aslında kendi söylemiyle, yasamaya o an başlamış. Daha rahat, daha huzurlu, konsantrasyonu daha yüksek bir insan haline gelmiş. Panik ataktan dolayı iki ayda bir kalp krizi endişesiyle hastaneye koşarken hepsini unutmuş, yükselen enerjisi sayesinde işini büyütmüş, 122 ülkeye kahve işleme ekipmanları ihraç eder hale gelmiş Hatla söylediğine göre yine bu sayede yıkıcı krizlerden bile etkilenmemiş.

“Sınıfımızda ilk üçü zorluyoruz”

Yelkene emekli olunca başlamayı düşünüyormuş. Zaten iş hayatından dolayı da İnşat bulamıyormuş. Ancak yelkenle ilgilenen bir arkadaşı onu yanşa çağırınca işler değişmiş. “Bundan altı yıl önce beni davet etti. 96 kilo olduğum itin ağırlık olarak yanşa girebileceğimi söyledi. O gün yarış olmadı ama küçük bir yelken kursu açılacağını, yeni bir takım kurulacağını öğrendim. Ardından Ege Açıkdeniz Yat Kulübü nün CEAYK) bir sonraki organizasyonuna kılıklım Yelken eğitim okulu kurma çalışmaları vardı. Derken yelkene başladım.”
O dönemde panik atak geçiriyor, hatla iki ayda bir kalp krizi geçirme endişesiyle hastaneye gidiyormuş Karakundakoglu. O zaman şu anki iş yoğunluğunun da onda biri yokmuş. Buna rağmen çok stresli, çok da gerginmiş “Ancak” diyor: “Hepsi bitti-gitti. Teknede eğilimlere kışladım. Yelken eğitimi aldığınızda size yarışı girme hakkı tanıyorlar, Ancak yoğun talep ve sınırlı tekne olduğundan yarışacak tekne bulamıyorsunuz. Bu iş bilmesin istedim. Çünkü hayatımda başka evre başlamıştı. Daha sakın, daha dengeli bir insan olmaya başlamıştım Bu donemde çok sevdiğim hır arkadaşımın vefat etmesi de beni çok etkiledi. Bir yerden başlamak istedim. Eski adı “Mavi Tuna’, şu anki adı Dracula olan te Hepsi de stres içinde mücadele eden arkadaşlar. 22 kişiye ulaştık. Teknenin sahibi ben değilim, takım Ancak o şekilde bir ruh oluşturabiliyorsunuz. Ve şu anda sınıfımızda ilk üçü zorlayan bir ekibiz.”

47′den 97′ye kadar

Yelken sporunun ona kanıklarını anlatmakla zorlanıyor Karakundakoglu. O kadar çok şey söylemek istiyor ki… En başta. Tekneden indiğiniz anda yumuşamış, kulak memesi kıvamına gelmiş oluyorsunuz” diyor “Bir de yelken yaparken lakım halindesiniz. Takımdaki arkadaşlarınıza hayatınızı teslim ediyorsunuz. Birlikte rüzgara karsı yol alıyor, denizle mücadele ediyorsunuz. Çok daha önemlisi. 15in keyfi, Türkiye’nin en güzel koylarını doyasıya yasama imkanı na kavuşuyorsunuz. Çünkü yelkenliye bindiğiniz anda laıil başlıyor. İş hayalında sürekli bir soranla karşılaşıyorsunuz. Yelkende de sorunla karşılaşıyorsunuz ama bu sorunları birlikle yeniyor ve keyfini yaşıyorsunuz Yarışta kazanıp, kupa kaldırıyorsunuz ve başarıyı tadıyorsunuz. Aynca yeni dostlar ediniyorsunuz. Onun iç’inde işadamı da var, işçi de var, öğrenci de var.”

Karakundakoglunun sözlerinden biri de. iş hayatındaki motivasyonun artması üzenne. O kadar ki, “Ben son donemde yaşanmış hiçbir knzden etkilenmedim Şirketim büyüyerek devam etti. Biz kahve işleme ekipmanları üretiyoruz ve şu anda 122 ülkeye ihracat yapıyoruz” diyor: “Çünkü daha iyi konsantre oluyorsunuz. Aynca sıres alıyor, yaşadığınızı hissediyorsunuz. Ben her sabah 05.30ela kalkıyorum, çünkü saal 07 OO’de dünyanın birçok yerinde mesai bilmek üzere. Yme saat 18,00c kadar buradayım. Çünkü 17.00 civannda ABD uyanıyor. 12 saat işyerindeyim Ama hafta sonu aldığınız o enerji yetiyor. 47 yaşındayım, 97 yaşına kadar yelkende olmak istiyorum. O nedenle 47 yaşındayım ama hayata yeni başladım. Denizde vefat etmek ıstenm.” Karakundakoglunun anlattığına güre, spor birleştirici bir etki de yaratıyor. Onun söylemiyle. ış hayatındaki müşleri bile dost haline geliyor. Komador, “Dünyanın bir çok yenndc müşterilerimiz yok, dostlarımız var” diyor: “Onlar buraya geldiğinde tekneyle dolaştırınca bu arkadaşlık kalıcı hale geliyor Ticaret, arkadaşlık, dostluk ve yaşam iç içe giriyor.”

“Bira biterse yarışı bırakabiliriz de”

Dracula ile tanınan ekip, şu anda Türkiye nin en sevilen takımlarından bin. Yarışlarda çok iyi dereceler alıyorlar ama bunu kupa için yapmıyorlar “Oınegin” diyor Karakundakoglu: “Yarışta iken bir arkadaş birasının bittiğini söylese yansı bırakıp kıyıya yanaşırız. Keyfine düşkün yelkencileriz. Birçok teknede ağırlık olacak diye yiyecek almazlar, bizse yiyecek ve içecek olmadan yarışa çıkmayız.

Önemli olan orada mutlu olup-olmadıgımız. Sonuncu da olabiliriz, soran değil. Birinci olanları tebrik eder, fotoğraflarını çekeriz.”

Karakundakoglunun fotoğraf tutkusu da yelkenle depreşmiş. Önceden de varmış ama bu kadar değil, Şimdi. “Fotoğraf makinem olmadan yanşa çıkmam. Bu da hobim” diyor: “Öğrencilik yıllarında fotoğrafa ilgim vardı ama asıl yelkenle arı-11. Deniz ve yelken çekmek başka bir şey. Üç kere fotograf sergisi açtım, üçünde de konu yelkendi.”

Yelkeni sevdirmek için proje geliştiriyorlar

Karakundakoglu, EAYK Yönetim Kurulu Başkanı olarak arlık keyfin yanına sosyal sorumluluk projeleri de eklediğini söylüyor. Zaten ekip olarak bu yüzden yönelimde olmak islemişler. Şimdi, “izmirliyi denizle buluşturmak için AB projeleri yapıyor, İZKA’ya başvuruyor, kapsamlı çalışmalar hazırlıyoruz” diyor: “Şu anda izmir’e marina kazandırmaya çalışıyoruz. Öncelikle Levent Marına’yı kurtarmak, onu aktif hale getirmek isliyoruz, izmir dışındaki marinalarda yelkenciliği geliştirmek için de aktiviıeler düzenliyoruz. Ayrıca, televizyon programlarında deniz sporlarının pahalı sporlar olmadıklarını, pahalı bir araba almak yerine ona halli bir lekne alınabileceğini ve bu lekne ile ikinci bir hayata başlanabileceğini söylemeye çalışıyoruz.” Yelkeni tanıtmak, insanlara sevdirmek, bu işi balıkçılara bile yaymak isliyorlar, “Çünkü” diyor Karakundakoglu: “Yakıt sarfiyatımız çok az. Bütün balıkçılara diyoruz İd, Yelkenli lekne seçin. Motor arıza yaptığında yelkeni kullanıp yola devam edersiniz.” Eskiden yelkenler varmış, sonra ortadan kaldırılmış. Rüzgarı ilk kullanan yel değirmenleri idi. şimdi yel değirmenlerini elektrik için tekrar kullanıyoruz. Eskiden un için kullanırdık, şimdi enerji için. Tekneler motora dönüştü ama şimdi yelken lakıp hem yelkenle hem motorla kullanabiliriz.” Ekip olarak Mordogan’da da bazı çalışmalara imza atmışlar. Örneğin bir uçağın denize batırılmasına vesile olmuşlar, “Bir yarışta Mordogan’da bazı arkadaşlarla tanıştık. Denize gemi batırmıslar ama uçak batırmak için kaymaklan yokmuş. Onun taşınması sorundu, destek olduk

Firma olarak da sponsor olduk. Simdi dalgıçlar İÇİn denizde bir alan oluştu Biz de yeni İnsanlarla tanışmış, yeni dostlar edinmiş olduk. Şimdi üniversitelerde yelken kulüpleri kurmak isliyoruz.”

“Yüzümüzü denize dönelim”

Aslında Karakundakoglu yelkeni sevdirmek için işe kendi çevresinden başlamış En başta eşini yelken tutkunu yapmış. “Şimdi o da yelkenci oldu. Periler adında bir kadın ekibinin içinde, yarışmalara kanlıyor.” Sırada ise oğlu var. Karakundakoglu, onu sporla tanıştırdığını, sırada yelkenin olduğunu söylüyor: “Avnı Akyol’da okuyan bir oğlum var. Dersleri kötü olduğu için rehberlik öğretmeni ile konuştum. Dedi kı Dersaneye göndermeyin, spor yaptırın.’ Yelken için kuçtık grupta yaşı geçmişti, büyük için de erken diye düşündük ama benim hatam; aslında olabilirdi. Neyse, hır spor salonuna yazılırdık ve spora başlar başlamaz tüm notları yükseldi.”

Karakundakoglu tüm bunları anlatırken, arada mutlaka, “Bunlar için çok paraya gerek yok” diyor. Arkadaşlar hır araya gelip tatil paralarını birleştirerek tekne alabilirler, örneğin. Önemli olan doğru tekneyı almak. “Onun için de bir bilene sormak gerek diyor” Karakundakoglıı: “Tekne alırken ne yapmak istediğiniz önemli. İhtiyacınız ne? Yarışmak mı isliyorsunuz, yelkenli ile mı çıkmak ıslıyorsunuz, motor yal olarak mı kullanmak isliyorsunuz, nereye bağlamak isliyorsunuz? Bunların hepsi önemli Tekne almak güzeldir ama o tekne size uymayabilir. Dar bir ayakkabıya ya da büyük bir ayakkabıya benzer. Uymazsa sorun yaşarsınız.”

Komador yüzümüzü denize çevirmemiz gerektiğini ısrarla söylüyor Unuttuklarımızı hatırlamamızı istiyor. “Geçmişimizde Piri Reis, Kemal Reis, denizcilikle bağlamımız, mazimiz var. Ama hükümet politikaları sonucunda denizciliği unutmuşuz Bizi karaya hapsetmişler, sizi burada yönetelim demişler. Ama denizciyi yönelemezsiniz Tekneye atlar gider Bir de şu var:

Bugüne dek Sahil Güvenlik bizi hiç çevirmedi Çünkü bilirler, yelken kullanan kişi doğaya aşıktır, bu ülke için gereklidir.”

Bir önceki yazımız olan Böbrek Nakli İle İlgili Merak Edilenler başlıklı makalemizde Böbrek Nakli, Böbrek nakli hakkında ve Böbrek nakli zararları hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM