Bumerang - Yazarkafe
Spiritüel Yalan Nedir | Tedavisi Nasıl Yapılır

Spiritüel Yalan Nedir | Tedavisi Nasıl Yapılır

Günlük Hayatınızda ufak tefek yalanlar söylersiniz, Peki spiritüel yalan olarak söylediklerinizin hangileri olduğunu biliyormuydunuz ?

Spiritüel Yalan

– Yok aşkım ne şişmanı, balık etli diyelim… -Cinsellik benim için ikinci, üçüncü sırada gelir…

– Amaan, arada bir bakarım telefonlarına geyik yaparız. O ne yapmış, bu ne yapmış filan. Mesaj atıp duruyo, cevap yazmıyorum…

– Ben de şimdi seni arayacaktım…

– Valla elim kolum doluydu, açamadım o anda telefonu, senmişsin meğerse… -Birtanem, ben ilk defa böylesi garip bir duygu yaşıyorum. Aşk dedikleri bu mu acaba?

Gazete sütunlarında geçen yılın değerlendirmesi yapılırken yalan söyledim, söylemedim, az söyledim, çok söyledim, söyledim ama beyazdı, pembeydi diye günah çıkartanlara şahit olduk hep birlikte. Günlerdir hemen her gazetede anlı şanlı kalemler kendileriyle bu hesaplaşmayı sürdürünce, dönüp kendime baktım ister istemez. Bir de ne göreyim! Günah ise eğer cehenneme heykelimi dikerler. Ama sırat köprüsünden geçerken oranın kabahatler yasasına göre söyleyene değil de söyletene bakıyorlarsa eğer kesin, cennette buluşacağız bir çoğunuzla…

Aslında, bir elmanın ısırılması ve ardından kapıya konulmakla başladı her şey. Kandırılmıştı Adem. Sınavı verememişti. Yalandı o elma!

Bu yalan denen şeyin çeşitlemeleri vardır. Acısı, tatlısı, can yakanı, yakmayanı, düpedüzü, kuyruklusu, gözün içine baka baka söylenenleri, karşıdakine söylenenler ve nihayet insanın kendisine söylediği yalanlar gibi. Hakkında özdeyişe dönüşmüş tarifler de var: “Yalan, seçilmiş doğrulardan oluşur”, “Hayal gücünün özsuyu”, “Gerçeğin dublörü” gibi.

Yalancı, diğerlerinin, kurallarından haberdar olmadığı bir oyunu oynayarak pusuya düşürür insanı. Önce yakın çevresini oyuna dahil eden yalancı, giderek geniş kitleleri bu oyunun figüranları haline getirebilir. Böylelerine daha çok politikacı filan dediklerini duydum. Öyle burunları filan da uzamıyor.

Elbette benim burada bir tanım yapma, size açılımlar getirme, içinizi rahatlatma, tek olmadığınızı gösterme gibi bir iddiam yok. Bence doğru söylenmeyen her şey yalan değildir. Püf nokta da burasıdır galiba. Doğruyu içermeyen cümle ancak karşıdakine zarar veriyorsa o zaman yalan sınıfına girebilir. Ama doğruyu içermeyen bu cümle karşımızdaki insanın ya da ilişkimizin bekaası içinse ve de karşıdakine zarar vermiyorsa buna yalan denmemelidir.

Farklı bir deyişle doğruyu içermediği halde faydası söylenene faydası dokunanı, iblis ruhu taşımayanı yalandan kabul edilmemelidir. Ör: Hasta anneye, trafik kazası geçirmiş, ağır yaralanmış ama hayati tehlikesi olmayan evladının kazayı hafif sıyrıklarla atlattığını söylemek, yalan söylemek değil, doğruyu söylememektir ki, yalandan ayırt edilmelidir. Veya kendisi hakkında söylenenleri duyduğunda olay çıkaracak birisine durumu hafifleştirilmiş cümlelerle özetlemek ya da yemeği kötü yapan sevgilinize “çok güzeldi, aşkım!” demek yalan olamaz, olmamalıdır. Hem! Ne “yalan” söyleyeyim ben bunları hep yaptım.

Yazının başında dediğim gibi söyletene bakacaksın. Anne hasta, adam arıza olay çıkaracak, sevgili o kadar emek harcamış, çabalamış… Ha! Bir de bu yalan söyleticilerin çok meraklı olanları vardır ki, esas cehennemlik olanlar onlardır işte. Sorgu sualin bini bir para. İlla öğrenecek üzerine vazife olmayan her şeyi. İncik cıncık ediyor, çatlıyor meraktan, senin, ötekinin, berikinin hakkında her şeyi bilecek. Bilmezse olmaz, uykular girmez gözüne. Hay Allah senin… Neyse “Biri Bizi Gözetliyor” filan gibi saçmalıkların yıllarca bu ülkede bir numara olması, reyting patlamaları bunların merakları yüzünden değil mi?

  • Böylelerini bulduğum zaman meraklarını artıracak cümleler kurup son kertede duymak istediklerini söylememek, onları kıvrım kıvrım kıvrandırmak özel zevklerim arasında yer alıyor. Doğruyu içermemekle beraber karşımdakine zarar verecek, onu herhangi biz kayba prestij kaybı dahil uğratacak cümleler kurmamaya özen gösterdim yaşamım boyunca, ve bu olanağı karşımdakine de verdim.

Hiçbir çekince taşımadan kendime de, karşımdakine de düşme kalkma izni verdim. Doğruyu söylemediğim cümleler ya da bana söylenmeyen doğrular olsa olsa spirituel yalanlar olabilirler ve bana göre daha derin anlamlar taşırlar. Spiritüellik mükemmel olmak, üstün insan olmak değildir. İç huzura ulaşmada bazı düşünsel, cinsel, davranışsal yasakların, olmazların, yapılmayacakların spirituel öğreti olarak sunulduğu bir yaşam değildir. Hiçbir çekince taşımadan kendine ve başkalarına düşme kalkma iznini vermektir, spiritüellik. Bu düşme kalkmalar esnasında paylaşmak istemediğiniz doğrular olacaktır.

Cümlelere dahil edilmeyen doğrular. Onlara salt yalan demek haksızlıktır. Başka insanların yaşam yolculuklarında onların acılarına, öfkelerine, suçluluk duygularına ve kendimizinkilere daha derin bir yaklaşımdır o cümleler aslında ve onlara olsa olsa spirituel yalanlar diyebiliriz.


Bir önceki yazımız olan Böbrek Nakli İle İlgili Merak Edilenler başlıklı makalemizde Böbrek Nakli, Böbrek nakli hakkında ve Böbrek nakli zararları hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?







  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM