Şizofren Hastalığı Hakkında Bilgi

Şizofren Hastalığı Hakkında Bilgi

Şizofren Hastalığı Hakkında Bilgi, kimlere şizofren denir, şizofren tedavi yöntemleri, şizofren nasıl olunur, şizofrenin tanımına yazımızda ulaşabilirsiniz

Şizofren Hastalığı Hakkında Bilgi

Şizofreni alanında uzman bir isim olan Doç. Dr. Haldun Soygör hastalığın tedavisi sürecinde ailenin yardımının büyük önem taşıdığına işaret ediyor. Ankara Onkoloji ve Eğitim Araştırma Hastanesi Psikiyatri Klinik Şefi olan Soygör, yaklaşık 15 yıldır şizofren hastalığı ile ilgili farkındalığı arttırmak ve aileleri bilinçlendirmek için önemli çalışmalara imza atıyor Soygör, sorularımızı yanıtladı.

Şizofreninin tam olarak tanımı nedir?

Kişinin gerçeklerden uzaklaşarak kendine özgü bir içe Kapanış dünyasında yaşadığı, duygularında, davranışlarında ve düşüncelerinde bir dizi değişiklik yaratan bir rahatsızlıktır. Şizofrenin başa bela olan yanı, kişinin gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu andır. Ama ilaçla tedavi mümkün. Şizofren, tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır.

Türkiye’de şizofreni hastalığı yeteri kadar biliniyor mu?

Yeterince tanınmıyor. Doğal olarak belki de toplumun ruhsal hastalıklara bakışı olumsuz olduğu için, uzak durma tavrı gelişiyor. Toplum bu nedenle şizofreniyi kulaktan dolma bilgilerle tanıyor. Nasıl öğrendiyse öyle biliyor.

Şizofreni hangi dönemlerde daha çok ortaya çıkar?

Şizofreni gençlik hastalığıdır. 14-25 yaş aralığında görülme sıklığı artıyor ana her yaşta, her dönemde yaşanması muhtemel bir rahatsızlıktır. Belli bir yaş sınırından söz edilmez ama genelde gençlik çağlarında başlar. Kadın erkek ayrımı da çok gözetmez. Kadınlarda biraz daha ilerleyen yaşlarda görülür. Köy, kent, doğu, batı ayrımı gözetmez. Kentlerde bireysel yaşam etkin olduğu için görülme sıklığı artar.

Bu hastalığı yaşayan kişi rahatsızlığını fark edebilir mi ?

Bazen fark edebilir. Şizofreni, insanın sosyal yaşamında ve çevresi ile ilişkilerinde sorun yaşamasına neden olur. İnsan kendine özgü ve içe kapanık yaşamaya başlar. Gerçeklikle bağı kopabilir. Kendi durumunun farkında olmayabilir. Ama bu her zaman geçerli değil. Hastalığın alevlendiği dönemde kişinin değerlendirme yetisi bozulur. Toplumda mantıklı karşılanmayan fikirleri olur. Beni takip ediyorlar, beni öldürecekler, radyodan bana haber gönderiyorlar diyebilirler. Ya da bizim duymadığımız sesleri duyabilirler. O zaman da halüsinasyon görebilirler. Dolayısıyla sosyal yaşamı bozulur, okulu varsa bırakır, insanlardan uzaklaşır. Kendi içine çekilirler.

Peki, şiddet eğilimi gösterirler mi?

Şizofreni hastalarının şiddet eğiliminde olduklarına dair toplumda yanlış inanışlar vardır. Toplumda şizofreni hastaları için risk yüzde 10 dur 10 şizofreni hastasından 1 inde şiddet eğilimi görülür bu da 9 hastaya haksızlık etmek anlamına gelir. Ama madde ve alkol kullanımında şiddet daha yüksektir. Şizofreni hastalan tehlikelidir demek yanlış bilinen bir mittir. Örneğin planlanmış cinayetleri bizim akıllı sandığımız insanlar tarafından yapar. Şizofreni ise anlık yapar belki onu hatırlamaz.

Tedavi ortalama ne kadar sürer? Uzun yıllara yayılması gerekir tedavinin. Ama hastanın belirtilerinin kontrol altına alınması bir iki ayda olur. Yüksek tansiyon tedavisi gibi. Uzun yıllar sürer. Hastaneyi yatmayı gerektiren durumlar var Hastane sürecini mümkün olduğu kadar kısa tutmaya çalışırız. Hasta kontrol altına alındıktan sonra normal yaşamını sürdürürken tedaviye devam ederiz.

Son yıllarda artan cinayet ve şiddet haberlerini göz önüne alırsak Türk halkının ruh sağlığının bozulduğunu söyleyebilir miyiz?

Tabii ki. Çünkü gerek ekonomik krizler, toplumsal krizler, savaşlar, insanlar arası ilişkilerdeki bozukluklar İnsanların ruh sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Tüm dünya bunlardan etkileniyor. Doğal olarak Türk halkı da bundan payına düşeni alıyor. Bizim de çok rahat bir ortamda yaşadığımız söylenemez. Ruhsal olarak örseleniyoruz. Öfkenin dozu artıyor.

Tedavi sürecinde ailelere büyük iş düşüyor. Hastaların yakınlarına ne gibi tavsiyeleriniz var?

Genel olarak toplumda var olan ön yargıyı kırmaya çalışıyoruz. Aile çok önemli. Aile ite işbirliği yapmadan şizofreni tedavisi yapmak çok zor. Bir tek şizofreniden bahsetmiyoruz. Bu hastalık kimilerinde daha iyi bazılarında ise daha kötü seyredebilir. Önceden kestirmenin de olanağı yok. Hastalığın hasta üzerinde bıraktığı etkilere ve hastanın potansiyeli önem kazanıyor.

Ona göre bir çıta belirlemek lazım. Bazı hastalar çok rahatlıkla eskiden yaptıkları işi yapabilirler. Ama bazıları her şeyden uzaklaşabilir. Bu hastalık yavaş seyreden bir hastalık yakınları o nedenle bazı belirtileri yakınlarına konduramazlar. Aile de şok oluyor, konduramıyor, gizliyor. Sonra sonra kabulleniyor. Yani bu yakınları için de zor bir durum.

Şizofreni hastaları madde ve alkol bağımlılığına yönelir mi?

Karşılıklı bir etkileşimden söz edebiliriz. Özellikle çok hafife alınan madde bağımlılıkları var. Esrar gibi mesela. Halbuki esrar psikoz yapar, şizofreni yapar. Haplar da sinir sistemini bozar. Şizofreni sürecini yaşayan insan çaresizlik, yalnızlık gibi nedenlerle maddeye yönelir. İki taraflı bir etkilenme söz konusudur.

Bir önceki yazımız olan Soğuk Algınlığı ve Gripten Korunmanın Yolları başlıklı makalemizde Ekinezya bitkisi, gripten korunma ve Soğuk Algınlığı ve Gripten Korunmanın Yolları hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM