Bumerang - Yazarkafe
Doğum Sonrası Bitkinlik ve Solgunluk

Doğum Sonrası Bitkinlik ve Solgunluk

Doğum Sonrası Bitkinlik ve Solgunluk, doğum sonrası değişiklikler, doğum sonrası ağrılar, doğum sonrası yorgunluk gibi belirtileri özetlemeye çalıştık

Doğum Sonrası Bitkinlik ve Solgunluk

Birçok kadın için hamilelik ve doğum, kadının olgunlaşması yönünde önemli bir dönemdir. Bu dönemin başarılı geçmesi için, kadının fiziki, psikolojik, toplumsal ve ailevi durumu çok önemlidir.

Doğumdan sonra anne bebeğe karşı iki zıt duygu içinde olabilir; biri bebeğine aşırı derecede düşkün olması ve onu çok sevmesi ve diğeri ise sevgisizlik ve onu dışlaması. İkinci duygu ağır bastığı takdirde tedirgin olmaya gerek yoktur çünkü bebek sevgisi de diğer sevgiler gibi ya aniden olur ya da bazen uzun zaman alabilir. Bu durum aç olmasından ve dinlenme ihtiyacı olduğundan kaynaklanmış olabilir.

Eğer ilk doğumu ise zamanla nasıl süt vermesi gerektiğini ve bebeğine nasıl bakması gerektiğini öğrenecektir. Aynı şekilde bebeğinin yüzüne bakması, yaptığı işler ve onun sesini duyması anne için çok lezzet verici olacaktır.

Doğum sonrası birçok kadında, bebeğin dünyaya gelmesinden kaynaklanan mutluluk ve şaşkınlık duyguları renk değiştirircesine kendisini gösterir. Bu dönemde annenin çok sevimli ama zahmetli bir bebeği vardır. Uykuları bölünmekte, göğüslerinde ağrılar olmaktadır. Bu hallerde bazen anne kendisinde bitkinlik hisseder, bazen ağlaması tutabilir ve duygusallaşabilir.

Bu durum eşi tarafından anlayışla karşılanmalıdır. Eşinin ve etrafındakilerin 10 günlük veya 2 haftalık yardımıyla ve desteği ile annenin eski psikolojisine dönmesi sağlanmalıdır. Hamilelik dönemindeki hormonların değişmesi ve artmasından kaynaklanan tabii bir olay da olabilir. Hatta aybaşı dönemlerinde de görülebilir.

Bu durum ayrıca, bebeği korumak için harcadığı çabadan, annenin rahatsızlığının artmasından, tuzağa düştüğünü hissetmesinden, bebeğe ve bebeğin babasına kızmasından, bedenindeki değişiklilerden dolayı endişeli olmasından, cinsel ilişkilerde yaşanan aksaklıklardan, günlük yaşadığı sıkıntılardan, eşinin onu korumamasından kaynaklana bilir. Ayrıca hamilelik döneminde toplumdan görmüş olduğu korumasızlıktan ve doğumdan kaynaklanan ve derin etki bırakan olumsuzlukların yeni getirisi olan mesuliyet hissinden de kaynaklanabilir.

Aşağıda stresi doğuran genel unsurlar, konu örnekleriyle sıralanmıştır

1-Fiziksel sorunlar (Yorgunluk, bedenin tamamında olan ağrılar, istirahat ve uyku perişanlığı vs…)

2-Yaşam tarzındaki değişiklikler (Evin düzeninin ve havasının değişmesi, faaliyetlerin değişmesi ve yeni sorumluluklar vs…)

3-Bedendeki değişiklikler (Kilo artışı, vücudunun şekilsiz ve bozulmuş olduğunu düşünmesi vs…)

4- Maddi sorunlar (Gerekli eşyaların alınması, gelir dağılımının değişmesi ve…)

5-Ailevi sorunlar (Anne ve baba, himaye edilmediği hissi vs…)

6-Duygusal sorunlar (Huyundaki değişikliler, alınganlık, sabırsız olmak, dehşet, endişe ve korku, sinir, iki yürekli olmak, acizlik hissi, yalnızlık hissi ve günah vs…)

7-Hamileliğe dayalı endişeler (Düşük yapma korkusu, hamilelikteki tehlikeli ve arızalı durumlar, erken doğum vs…)

8-Hamilelik durumu ve doğum (Dehşet etmesi, rahatsızlık ve ağrılar, bekleyiş vs…)

9-Toplumsal sorunlar (Toplumsal faaliyetlerinin azalması, başkalarının tepkileri, meslek, faaliyet ortamı, eğitim merkezi ve…)

10-Eş ve arkadaşlar (Tepkiler ve nasihatler, süt verme sorunu, cinsi sorunlar ve…)

11-Anneliğe karşı endişeli olmak (Annenin rolü ve onun getirdiği sorumluluklar, süt vermek, bebeğin bakımı ve…)

12-Bebeğin sorunları (Sürekli ağlama, bebeğin rahtsızlıkları ve…)

13-Bebeğin asayişi (Bebeğin hasta veya sağlıklı oluşu, bebeğin normal olması ve…)

14-Ailedeki diğer çocuklar (Kıskançlık ve bir nevi yarış kız kardeş veya erkek kardeş tarafından ve…)

Bu yorgunluğun nişaneleri: psikolojik çöküntü, huyunun değişmesi, faaliyetlere duyduğu alakanın azalması, iştahındaki değişiklikler, yorgunluk, uykusuzluk, bebek bakımı zorlaşması, günah hissi, aşağılık nefsine aldanma, zorluğun had safhaya ulaşması neticesinde canına kastetme düşüncesine kapıldığı teşhis edilmiştir. Bu karmaşaların birçok dereceleri vardır; sürekli üzgün olmaktan tutunda hezeyan görmelere ve gördüklerini gerçek sanmaya kadar varabilir. Bu durumlar bebeğin üzerinde olumsuz etkiler bırakır.

Bu sorunları ortadan kaldırmada en büyük rol eşe düşer. O hanımına yardım ederek, onu koruyarak ve eşinin öz güvenini geri kazanmasını sağlamak için ona anneliği rahatlıkla yapabileceğine ikna etmesi ve sütüyle bebeği besleyebileceğine inandırması, bu bitkinliğin yok olmasında etkili olacaktır. Bu dönemde geceler ve hatta gün içinde yapılacak yeterli istirahat, endişe ve üzüntü yaratacak durumlarda aileden alacağı destek bu durumun iyileşmesinde etkili olacaktır. Aile ve annelerin desteği bu durumun başka bir ilacıdır.


Bir önceki yazımız olan Doğum Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler başlıklı makalemizde doğum sonrası, Doğum Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler ve doğum sonrası saç dökülmesi hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?







  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM