Çocuklarda Obezite Sorunu

Çocuklarda Obezite Sorunu

Çocuklarda Obezite Sorunu, çocuklarda obezite belirtileri, çocuklarda obezite tedavisi, obezite tedavileri

Çocuklarda Obezite Sorunu

İnsanoğlu teknolojik gelişimle birlikte; gerek rafine yiyeceklerin artışı, gerekse aktivitelerin sınırlanması nedeniyle, obes olgu sayısında belirgin artış olduğu gözlenmiş ve gelişmiş ülkeler içindeki en önemli sağlık problemlerinden biri haline gelmiştir. Çünkü obezite sadece basit anlamda fazla kilo olarak düşünülmemesi gereken özellikle kalp damar sistemi ve endokrinolojik etkilerinin yoğun bir şekilde gözlendiği ciddi bir sağlık sorunudur.

Obezite vücutta aşırı yağ depolanması ile ortaya çıkan, fiziksel ve ruhsal boyutları ile önemli bir sağlık problemidir. ABD’de 6-11 yaş arası çocuklarda obezite görülme oranı %15,3; 12-19 yaş grubunda ise %15,5 olarak bildirilmektedir. Daha ürkütücü olanı son 20 yılda bu oranların 6-11 yaşta 2, 12-19 yaşlar arasında 3 kat artış göstermiş olmasıdır. Bu değerlerin erişkin obezitesi ile ciddi ilişkisi olduğu 10-14 yaş grubunda obes olan çocukların maalesef % 83’ünde obezitenin devam ettiğinin gözlenmesi ile gözler önüne serilmektedir.

Tabii olarak iç karartıcı bu sayısal veriler günlük yaşamda etkilenen olguların bizim çocuklarımız olduğu gerçekliği ile birleştirilmelidir. Obezite oluşumundaki en önemli faktör beslenme şekli ve egzersizdir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda obes çocukların yalnızca %10’unda endokrin ve genetik sendromlar denilen hastalık gruplarının etkin olduğu gösterilmiştir. Bu aslında obezite için daha düşündürücü ancak bir o kadarda bizi umuda sürükleyen bir gözlemdir çünkü sadece dengeli ve yerinde beslenme ve egzersiz artışı aslında obes olan çocuklarımızın %90 ının bu problemden rahatlıkla kurtulabileceğini göstermektedir.

O zaman bahsettiğimiz ve aslında herkesin basitçe akıl yürütebileceği bu bilgileri tekrar göz önüne dökelim.
-Obezite gelişiminde genetik ve çevresel faktörler birlikte rol oynar. Obezite bazı ailelerde daha sık görülmektedir. Özellikle çocukluk obezitesinde ebeveyn-çocuk ilişkisi gösterilmiştir.
Bunu biraz daha açalım. Ebeveynlerden her ikisinin obes olduğu ailelerde çocuklarının obes olma oranı, diğer çocuklardan 15 kat daha yüksektir. Ailenin yeme alışkanlığı, fiziksel aktivite durumları obezitedeki çevresel süreci belirlerken bu tip erişkinlerde bulunan tip 2 diyabet, yağ düzeyindeki bozukluklar genetik yapıyla ilişkili handikaplardır.
Fiziksel aktivite azlığı günümüz en önemli problemlerinden biri ve maalesef teknolojik gelişimle paralel. Televizyon bilgisayar oyunları çocuklarımızın çok uzun süreler hareketsiz kalmalarında neden oluyor. Kısa mesafelerde bile taşıt kullanımı asansörle ve yürüyen merdivenlerle üst katlara çıkma alışkanlıkları, eğitim sistemindeki sınavların çokluğu be uzun süreler ve ağırlıklı olarak ders çalışma sürelerinin artması vb. çoğaltılabilecek hareketsizlik periyodlarının artması önemli obezite nedenlerinden.
Beslenme alışkanlıkları aile alışkanlıklarından kaynaklanabildiği gibi çocukların zevk aldıkları ve büyük yiyecek firmalarının etkilenime açık çocuklarımıza cazip promosyon ve reklamlarla alternatif beslenme yöntemlerini ön plana çıkarmaları; ki bunların çoğu fastfood niteliğindeki besinlerdir, obezitenin artışındaki en önemli faktörlerdendir. Fastfoodlar tadları güzel ancak bir o kadarda yüksek kalorili ürünlerdir. Şekerli sıvı içecekler çikolatalı şekerlemeli ürünler dikkatli tüketilmesi gereken ürünlerdir.
Psikososyal stresler de obezitedeki en önemli nedenlerdendir ki yukarda bahsettiğimiz sınav sistemleri buna neden olan en önemli durumlardır.
-Sosyoekonomik durum
-Tek çocuk olmak

Anne baba ve çocuk arasındaki olumsuz ilişkiler

Obezitenin en önemli nedeni beslenme şekli ve egzersiz olduğunu daha önceden belirtmiştim, ancak çocuklarımızdan bir kısmı mademki endokrin nedenlerden kaynaklanıyor, bunun için bizim dikkat etmemiz gereken bulgular neler kısaca onlardan bahsedelim.
Çocuğumuz kilolu iken;
-Eğer çocuğumuzda kısa boy yada son yıl içinde büyümede yavaşlama ile birlikte kilo alımında hızlanma mevcutsa
-Ciltte mor renkli çatlaklar varsa
-Kuru cilt belirginse
-Kabızlık belirgin bir şikayetse
-Kol ve bacaklar normal veya ince iken özellikle gövde ve ensede yağ depolanması belirginse
-Baş ağrısı, kusma, görme bozukluğu çok su içme-idrar yapma varsa
-Kıllanma, sivilcelenme ve düzensiz adet kanamaları olan bir kız çocuksa
-Yüksek tansiyon varsa

Yukarıda saydığımız bulgular çocuk hekimi görüşü almanın gerekli olduğunu gösteren diğer fiziksel bulgulardır. Bir dizi tetkikin yapılmasını gerekli kılar.

Obezitenin oluştuktan sonraki tedavisi aslında çocuk ve aile için daha yıpratıcıdır. Bu nedenle her hastalıkta olduğu gibi koruyucu önlemler bizim için daha ön planda olmalıdır.
Genel yaklaşımla her hastalıkta olduğu gibi yaşla uyumlu olarak korunma önlemlerini ortaya koymak gerekir. Bu bağlamda

Süt çocukları için öneriler:

-Anne sütü ile beslenen bebeklerde obezite nadirdir. Beslenmede öncelik mutlaka anne sütünde olmalıdır.
-Bebeğin her ağlaması açlığı ifade etmez. Her ağlamada beslenme yerine öncelikle huzursuzluğu yapan nedenler değerlendirilmelidir.
-Eğer çocuğumuz formül mamalarla besleniyorsa mamaya şeker, mısır gevreği, bisküvi, ekmek eklenmesinden kaçınılmalıdır.
-Formüla alan çocuğun yaşına uygun miktar uygun konsantrasyonda hazırlanmalıdır.
-Ek besinlere erken başlanmamalıdır.
-Bir yaşından itibaren biberon bırakılmalı bardaktan içmesi sağlanmalıdır (Süt vb.)
-Hazırlanan meyve sularına şeker eklenmemelidir

Okul öncesi yaş grubu çocuklar için öneriler:

-5 yaş öncesi kalori hesabı ile diyet verilemez
-Yüksek enerjili besinlerden kaçınmalı sağlıklı bir beslenme uygulanmalıdır.
-Fizik aktivite artırılmalıdır
-3 yaşından büyük çocuklarda bebek arabası kullanılmamalıdır
-Televizyon izleme alışkanlığı düzene konulmalı, izlem süresi 2 saatin altında tutulmalıdır
-Televizyon karşısında yemek yeme alışkanlığına izin verilmemelidir.

Çocuklarda Beslenme
Çocuklarda Beslenme

Okul çocukları için öneriler:
Okul öncesi yaş grubu ile aynı önerilerin yanı sıra düzenli fiziksel aktivite için daha fazla çaba harcanması uygun olur, takım sporu yapması olanak yoksa bireysel sporla uğraşması önerilir.

Adölesan dönemi öneriler:

Diğer yaş grubu önerileri yanında fastfood tüketmemesi, öğün atlamaması önemle vurgulanmalıdır.

Genel önlemlere rağmen obezite gelişmiş olgularda tedavi son basamaktır. Obezite tedavisi çok yönlü ve güçtür. Obezite tedavisi için aile-çocuk-doktor uyumu çok önemlidir. Hekime düşen görev obezitenin nedenini belirlemektir. Eğer endokrin hastalıları ile ilişkili değilse yapılacak iş temel anlamda beslenmenin düzenlenmesi ve egzersizin artırılmasından geçmektedir ki bu aşamada çocuk ve aile için zor olan süreçtir. Bu süreçte sabır-kararlılık çok önemlidir, beslenme alışkanlıklarının aile içinde uygun bir şekilde düzenlenmesini gerektirir. Bir çocuk nasıl tek başına obes olmuyor ve bu duruma gelen kadar ailesinin belirgin etkinliği oluyorsa kilo verme işinde de aileye ciddi bir görev düşüyor. Özellikle beslenme alışkanlıkları ailedeki tüm fertleri ilgilendirmelidir. Diyet, daha doğrusu sağlıklı beslenme ailenin yaşam tarzı halini almalıdır.
Bu amaçla:
-kızarmış yiyeceklerden kaçınmak
-etlerin yağlı kısımlarını ayırmak
-yiyecek ve içecekler şeker eklemekten kaçınmak
-bisküvi, kek, pasta, şeker, çikolata tüketimini kısıtlamak
-her öğünde sebze ve salata olmasını sağlamak
-meyvelerin tüketimini sağlamak
-sütün kaymağını almak
-tam yağlı peynir yerine yağı azaltılmış ürünleri kullanmak
beslenmenin sağlıklı olmasında etkindir. Anne baba ya da kardeşlerin beslenme alışkanlıklarına dikkat etmedikleri ortamda obes çocuktan beslenmesine dikkat etmesi beklenemez.
Egzersiz hayatın her anında olmalıdır yakın mesafelerde yürünmeli asansör tercih edilmemelidir. Spor etkinlikleri desteklenmelidir
Son yıllarda endokrinolojik nedenlerle olan obezitede uygulanan ilaçla destek tedaviler bu konuda hastalara yardımcıdır ancak mutlaka çocuk hastalıkları uzmanı-çocuk endokrin-metabolizma ve beslenme üniteleri ile ortak takip edilerek planlanmalı gerekli görüldüğü durumda diyetisyenlerin yardımı alınarak kalori hesabı yapılmış diyet planlanmalıdır.

Obezitenin bir hastalık olduğu unutulmamalıdır. Yaşamın erken döneminde vücut sistemlerinin etkilenmemesi nedeniyle şikayeti oluşturmuyor gibi görünen bu durum orta yaşlardan itibaren kalp damar sistemi bulguları, (Yüksek tansiyon, koroner kalp hastalıları vb.) diyabet, endokrinolojik başka hastalıkların ortaya çıkması, bazı kanser türlerinde artış, kas iskelet sistemi bulguları gibi tüm vücudu etkileyebilecek bir kliniktir.

 

Bir önceki yazımız olan Çocuk Yetiştirmek Sanıldığı Kadar Zor Değil başlıklı makalemizde çocuk sahibi olmak, çocuk yetişrimek zormu ve çocuk yetiştirirken nelere dikkat edilmeli hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM