Bumerang - Yazarkafe
Çocuklarda Obezite Hastalığı

Çocuklarda Obezite Hastalığı

Çocuklarda Obezite Hastalığı, bebeklerde obezite, bebeklerde fazla kilo, fazla kilolardan kurtulmak, istiyorsanız tam adresinize geldiniz

Çocuklarda Obezite Hastalığı

Çocukluk çağında obezite ve yapılması gerekenler

Çocuklara dengeli beslenme adına her şeyden biraz yedirilmesi, günümüz koşullarında bütünüyle yanlış bir yaklaşımdır. Bir bebeğin sağlıklı olması, kırmızı yanaklı, tombul, yumuk yumuk olması ile anlaşılır diye düşünüyorsanız çok yanlış. Artık tombul çocuklar buluğ çağma girdiklerinde almış oldukları kiloları verememektedirler. Bu çocuklar orta öğretimin ilerleyen yıllarında, özellikle buluğ çağına yaklaştıkça fiziki görüntünün gittikçe daha önemli bir hale gelmesi, özellikle arkadaşlarının onun kilolarını eğlence kaynağı olarak görmeleri, çocuklarda ciddi öz güven kaybı ile sosyal izolasyona yol açabilmektedir.

Sosyalleşme ve bireyselleşmenin bu kritik döneminde ortaya çıkabilecek sorunlar çocuğu, erişkin bir birey haline geldiğinde bile terk etmeyecektir. ABD’de yapılan araştırmalar kilolu olan bireylerin, normal ya da atletik yapısı olanlardan daha az ücret aldıklarını ortaya koymuştur. Bu durum kilo alımının bireyin sosyal yaşamını ne kadar etkilediğinin açık bir kanıtıdır.

Genetik profil en önemli faktör

Çocukluk döneminde kilo alımı sadece psikososyal gelişimi mi bozmaktadır? Elbetteki hayır. Çocukluk döneminde aşırı beslenme ya da normal beslenme ile giden fizik egzersiz azlığı ve bunlardan belki çok çok daha önemli olan, bireyin genetik (kalıtsal) yapısı kilolu olmasında en önemli rolleri oynamaktadır. Öncelikle erken bebeklikte kilo alımı, önce yağ hücrelerinin hacmini büyütmekte, sonra yağ hücre sayısını artırmaktadır. Böylece obez çocuklar ortaya çıkmaktadır.

Obez çocuklara özellikler, buluğ çağı öncesi ilkokul döneminde kalori kısıtlaması ile giden diyet önerileri, çoğu zaman başarısızlığa mahkumdur. Bu çocuklar gerek televizyondan gerek diğer medya kanallarından karbonhidrat ve yağ miktarları çok yüksek ancak vitamin ve mineral değerleri düşük ve bunlardan çok çok daha önemli olan, sebze ve meyvelerde bulunan, vücut için vazgeçilemez değere sahip bitkisel doğal bileşiklerden yoksun besinlerin reklam, tanıtım bombardımanına tutulmaktadırlar. Bir de okul kantinindeki karşı konulamayan obezojenik besinler, çocukların birer obez olarak yaşamlarını sürdürmelerine yol açar.

Tüm bu obezojenik çevrede bir de bilgisayar oyunları ve masa başında atıştırmalar ile giden ders çalışma dönemleri eklendiğinde, çocuklar besinlerden aldığı enerjiyi harcayamadıklarından, obez ve sağlıksız bir vücut yapısına gün geçtikçe daha fazla yaklaşmaktadırlar. Obezite herkes için ama özellikle de ilerleyen yaşla birlikte kalp krizi, felç, şeker hastalığı ve kanser ile birlikte erken bunama gibi birçok kronik hastalığın temel nedenidir. Doğumdan itibaren ilk altı ay anne sütü, mümkün olduğunca başka bir besinle desteklenmeden devam edilmelidir. Anne sütü alan çocukların daha az obezite riski olduğu net bir bilgidir.

Çocuklara dengeli beslenme adına her şeyden biraz yedirilmesi, günümüz koşullarında bütünüyle yanlış bir yaklaşımdır. Bunun en önemli iki nedeni; Besinlerin yağı, karbonhidrat ve su miktarları artarken, vitamin ve mineral oranları % 10 lara varan oranlarda azalmıştır. Diğer bir ifadeyle, 40 yıl önce sebze meyve tüketimi yeterliydi denilebilirse, 40 yıl öncenin vitamin ve mineralini almak için günümüzde % 40 daha fazla gıda alınmalıdır. Bu da bir kalori fazlalığına yol açarak, obezitenin ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır.

Sebze ve meyvelerde çevre kirliliği faktörleri gittikçe artmakta ve bu gıdalarla birlikte bu tür yeşillikleri yiyen tüm besi hayvanlarında kanserojen (kanserleşmeye yol açan) bileşiklerin gittikçe fazla birikmesine neden olmaktadır. Aynı zamanda et ve süt ürünlerinden de vitamin, mineral miktarları son 40-50 yılda % 10 ile %40 arasında azalmıştır. Bu durum, özellikle çocukların gelişimlerini bozmakta ve erken buluğ çağına girme gibi bir çok patolojik soruna erken dönemde yol açarken, geç dönemde tüm kronik hastalık risklerini arttırmaktadır.

Çözüm ne olabilir?

Çocuklar mutlaka fizik egzersize ya da açık alanlarda koşup oynamaya yönlendirilmelidir. Asla aşırı beslenmemeli ve aşırı gıda tüketimi engellenmelidir. Tüm gıdaların besleyici özelliklerinin gittikçe düşmesi ve obezojenik gıdaların çocukların çevresinde çok fazla olması nedeniyle vitamin ve mineraller ile birlikte, içinde kilo alımına ve vücutta yağlanmaya karşı koyan, damar hastalıkları ile çok güçlü bir şekilde mücadele eden üzüm çekirdeği ekstresi bulunan vitamin mineral şurupları, kilo almaya yatkın ya da kilolu çocuklara verilmelidir.

NEDEN ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ?

Üzüm çekirdeği, içinde bulunan çok güçlü antioksidan özelliği bulunan doğal bileşikler 1 yaşından itibaren her yaş grubunda yağ hücresi oluşumuna karşı koyar. Vücutta yağlanmanın oluşturduğu kan şekeri ve kan lipitlerinin metabolizma bozukluklarına karşı koyarak, aşırı kilolara bağlı gelişebilecek kronik rahatsızlık riskini azaltır. İştahsızlığa da yol açmaz. Sonuç olarak kilolu olmaya yatkın çocuklar fizik egzersize yönlendirilmeli, aşırı beslenmelerine mani olunmalı ve kilo kontrolü sağlayan üzüm çekirdek ekstreli nutrigenomik özelliği olan vitamin ve mineral şurupları kullanılmalıdır.


Bir önceki yazımız olan Sağlıklı Beslenme ve Kilonuza Dikkat Ediniz başlıklı makalemizde kilolardan kurtulmak, kiloya dikkat ve sağlıklı yaşam hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?







  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM