Çocuk Psikolojisi Atılganlık | Çekingen ve Saldırganlık

Çocuk Psikolojisi Atılganlık | Çekingen ve Saldırganlık

Çocuk Psikolojisi, Çocuklarda atılganlık, Çocuklarda Saldırganlık,Çocuklarda Çekingenlik,Çocuklarda İçekapalılık

Çocuk Psikolojisi Atılganlık, Çekingen ve Saldırganlık

Neden benim oğlum bu kadar saldırgan?” “Neden benim kızım kendini savunamıyor?” “Neden çocuklarım engellendiklerinde ya da kızdıklarında yumrukluyor, tekmeliyor ve çığlık atıyorlar?” Endişeli aileler bu tip sorunları akıl sağlığı uzmanlarına sıklıkla sormaktadır. Soruların basit ve anlaşılır olmasına rağmen, onları yanıtlamak o kadar kolay değildir. Çocukların saldırgan, atılgan ve çekingen davranımları altında yatan nedenlere geniş açıdan bakmak gerekir.

Genel olarak bir çocuğun herhangi bir davranışı altındaki neden farklı etkenlerden kaynaklanmaktadır. Bu etkenler ya da çocuğu davranışa iten faktörler onun tepki gösterdiği durumu nasıl anladığı, alternetif olarak ne tepkiler düşünebildiği ve her bir alternetif tepkinin sonuçlarının ne olabileceğine ilişkin beklentilerini içerir.

Atılgan çocuk kendini açıkça ve doğrudan ifade ederken başkalarının hakkına ve duygularına saygı gösterir. Örneğin; yeni kesilmiş saçlarıyla alay edilmesine Sally, sakin ve atılgan bir şekilde şöyle tepkide bulunur; “Lütfen benimle alay etmeye bir son ver. Eğer ben senin taklidini yaparsam bu hoşuna gitmez.

Saçımın görüntüsü benim gerçekten hoşuma gidiyor.” Eğer atılganlık hem kendini ifade etmeyi hem de başkalarının hakkını ihlal etmemeyi gerektiriyorsa atılgan olmamak iki biçimde olabilir. Saldırganlık ya da çekingenlik. Saldırgan çocuklar kendini düşünce ve duygularını ifade ederler. Fakat bu şekilde davranırken başkalarını zor duruma düşürürler. Tepkileri diğer insanların zararınadır. Çekingen çocuklar diğer insanların duygularını, güçlerini ve otoritelerini dikkate alır fakat kendi haklarını ve duygularını inkar ederler (ya da savunmazlar)

Çocuk Psikolojisi Atılganlık, Çekingen ve Saldırganlık
Çocuk Psikolojisi ve içekapalılık

Bazı saldırgan ve çekingen çocuklar için atılgan hareket etme düşüncesi asla oluşmaz. Bu çocuklar kendi seçimlerini kavga etmek ya da kaçmak şeklinde sınırlı görürler. Örneğin; Tommy kendisiyle alay edildiğinde seçeneklerin sadece yumruklamak, çimdiklemek, ısırmak, çığlık atmak ve tükürmek (”kavga” tepkileri) olduğunu düşünebilir. Siyah ve beyaz seçimlerin olduğu Tommy’nin dünyasında hiçbir yerde grinin (atılgan çözümler gibi) gölgesi bulunmamaktadır.

Ancak bu duruma rağmen diğer saldırgan ve çekingen çocuklar atılgan alternetifleri düşünebilirler. Fakat düşündükleri davranışı sergilemeyi seçemezler çünkü saldırgan veya çekingen davranmanın onlara daha fazla fayda sağlanacağını veya atılgan davranışa oranla daha düşük bedele mal olacağına inanırlar. Örneğin; James sınıf arkadaşlarını fiziksel olarak tehdit ederek gözdağı vermekte, sözel olarak de anlara küfretmektedir. Çünkü onun bu davranışları tehdide maruz kalan çocukların öğle yemeği paralarını ona vermeleriyle ve ödevlerinin yapılmasıyla sonuçlanmaktadır. Bu, James’in saldırganlığının bedelini ödemesine kadar devam eder. Patty ise aksine daha çok çekingen davranış sergileyebilir.

Çünkü çekingen hareketlerin saldırgan ya da atılgan tepkilere göre daha nazik olduğuna ve “hanım kız”lara daha çok yakıştığına inanmaktadır. Atılgan ifadelerin hoş olmayan durumlara neden olmasından ve popülaritesinin azalmasından korkmaktadır. (Örneğin; “Nasıl hissettiğimi bilirlerse bana kızabilirler ve benimle hiç oynamazlar…”) Açıkça, bir çocuğun belirli davranışlarla ilişkilendirdiği (gerçek veya hayali) davranışlar onun seçeceği eylem üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir.

Aileler çocukların saldırgan ve prososyal davranışların şekillenmesinde kritik bir role sahiptirler, Erkek çocuklar kızlara göre daha çok, fiziksel ve sözel saldırganlık sergilemektedir. Kız çocukların ise ebeveynlerine ve akranlarına karşı saldırganlık sergilemelerine daha az özgürlük verilme eğitimi vardır. Kızlar “iyi” olmaları durumunda nispeten daha çok ödül almakta ve “kötü” davranışlarında ebeveyn sevgisinden yoksun bırakılmakla tehdit edilebilmektedirler.

Çoğu davranışın yeni kalıplara şekillendirilmesinin doğrudan ödülle (örneğin; ebeveynin övgüde bulunması) ya da cezayla (ayrıcalıklarının çekilmesi) olmasına rağmen, saldırganlık veya atılganlık gibi sosyal davranışlar geniş ölçüde taklit ve model olma süreçleriyle kazanılır. Bir çocuğun sergilediği kişiler arası davranışlar, saldırganlığı, atılganlığı ve çekingenliği modelin görevini gösterir.

İşleri yolunda gitmeyen, birbirleriyle bağıra çağıra konuşan, evde çığlık atan, kapılan çarpan anne ve babaların çocuklarının saldırganlıklarına uzakta sebepler aranmasına gerek yoktur. Ebeveynlerin çocuklarına nasıl atılgan olacaklarını öğretirken, atılganlığın sözel ve sözel olmayan parçalarına çok dikkat etmeleri gerekmektedir. Ebeveynler sadece çocuklarına ne söylediklerine değil, nasıl söylediklerine de dikkat etmelidirler.

Etkili bir konuşma (Örneğin; “Lütfen müziğin sesini kısar mısın? Kulaklarımı ağrıtıyor?”) inler gibi titrek bir ses tonuyla ve zayıf bir göz temasıyla yapılamayacaktır. Ayrıca çocuklara sadece çalışma durumlarında (örneğin; engellenme, alaya alma gibi) atılgan olmaları öğretilmelidir. Aynı zamanda zevkli durumlarda da atılgan olmayı öğretilmelidir.

Nasıl iltifatta bulunacağını, iltifat alacağını ya da başkalarının düşünceleriyle aynı düşüncede olmayı ifade edebileceğini öğrenme çalışma durumlarında kendini savunmayı öğrenmek çatışma durumlarında kendini savunmayı öğrenmek kadar önemlidir. bunların yanında çocukların çatışmayla başa çıkmaları için atılgan davranışın her zaman için en uygun araç olmadığını öğrenmeleri de önemlidir.

Gerçekten de bazı durumlarda atılganlık istenmeyen yönde sonuçlanabilir. Bir çocuğun kendinden büyük ve güçlü bir grup çocuğun saldırısına uğrama durumunda atılgan bir şekilde “Çocuklar, yumruklanmak ve tekmelemek bani kızdırıyor” demesi, son derece verimsiz olabilir. Bazı durumlarda, çekingen bir şekilde makul olmayan bir rica uymak arkadaşlığı güçlendirebilir ya da uzun süreli önemli bir hedefi gerçekleştirmeyi sağlayabilir.

Yaklaşık 2000 yıl önce büyük bilge Hiller şöyle demiş: “Eğer ben kendim için değilsem, ben beyim? Ve şimdi değil ise – ne zaman?” Çocuklarımıza öğretebileceğimiz en öenemli bazı dersler onlara başkalarının haklarını ve duygularını da göz önünde bulundurarak kendilerini ifade etmeleri ve kendilerine gereken ilgiyi göstermeleriyle ilgili dengeyi nasıl kuracaklarını içerir. Aileler bu dersleri ne zaman öğretmeli? Hilel’in sorduğu gibi “Şimdi olmazsa – ne zaman?”

Bir önceki yazımız olan Çocuklarda Obezite Belirtileri | Tedavisi başlıklı makalemizde Çocuklarda obezite, Çocuklarda obezite başlangıcı ve Çocuklarda obezite Belirtileri hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM